• İran
    Jan 27 2026

    8. Gün 25. Saat'in bu bölümünde, tarihin akışını değiştiren ve modern Orta Doğu'nun çehresini yeniden şekillendiren İran Devrimi’ni mercek altına alıyoruz. 1979 yılına giden süreçte sokaklardaki yankıları, monarşinin çöküşünü ve bir ulusun toplumsal hafızasındaki o büyük kırılma anını tüm detaylarıyla konuşuyoruz.

    Şah rejiminden İslam Cumhuriyeti’ne geçişin sadece siyasi bir değişim değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik bir dönüşüm olduğunu keşfediyoruz. Devrimin arka planındaki dinamikleri, ideolojik çatışmaları ve günümüze uzanan etkilerini merak ediyorsanız, tarihin tozlu rafları arasında derin bir yolculuğa davetlisiniz.

    #İranDevrimi #Tarih #8Gün25Saat #OrtaDoğu #SiyasiTarih #PodcastTR

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    34 Min.
  • Logoterapi
    Jan 9 2026

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Viktor Frankl’ın hayatı üzerinden insanın en zor koşullarda bile nasıl anlam üretebildiğini konuşuyoruz. Toplama kamplarındaki deneyimlerinden doğan düşüncelerle, acının kaçınılmaz olduğu anlarda bile insanın tutunabileceği içsel bir yön pusulası olup olmadığını birlikte kurcalıyoruz. Özellikle, “neden”i olan insanın “nasıl”a katlanabilmesi fikrini masaya yatırıyoruz.

    Bu bölümde logoterapinin temel ilkelerini; anlam, sorumluluk ve özgürlük kavramları etrafında sade bir dille ele alıyoruz. Mutluluğun doğrudan kovalanan bir hedef değil, anlamlı bir yaşamın yan ürünü olabileceği fikrini günlük hayat, eğitim ve meslek seçimleriyle ilişkilendirerek düşünmeye davet ediyoruz.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    32 Min.
  • Steve Jobs
    Dec 17 2025

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Steve Jobs’ın sıra dışı yaratıcılığını, tutkulu vizyonunu ve teknoloji kültürünü baştan aşağı değiştiren hikâyesini masaya yatırıyoruz. Özellikle, bir garajdan çıkan hayalin nasıl küresel bir dijital devrime dönüştüğünü ve Jobs’un hem dahice hem de zorlayıcı yönlerinin bu süreci nasıl biçimlendirdiğini konuşuyoruz.

    Kısa ama yoğun bu sohbette; Apple’ın doğuşundan kişisel bilgisayar devrimine, Pixar’ın sessiz yükselişinden iPhone’un dünyayı altüst eden çıkışına uzanan bir yolculuk anlatıyoruz. Jobs’un sezgileri, takıntıları ve “mükemmeli zorlayan” tavrının ardındaki insanı anlamaya çalışırken, teknoloji tarihinin kırılma anlarına birlikte bakıyoruz.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    1 Std.
  • Meiji Restorasyonu
    Dec 13 2025

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Meiji Restorasyonu’nun Japonya’yı yüzyıllar süren feodal bir uykudan uyandırıp modern dünyanın en tuhaf hızla koşan devletlerinden birine dönüşmesinin arka planını konuşuyoruz. Özellikle, Tokugawa durağanlığından kopuşu, genç imparatorun etrafında örülen yeni düzeni ve “Doğu ruhu, Batı tekniği” formülünün nasıl bir zihinsel devrime dönüştüğünü mercek altına alıyoruz.

    Bu bölümde samurayların kılıçlarını birer anı eşyasına çevirdiği, gemi yakan dalgalar gibi Batı donanmalarının ufukta belirdiği, Japon toplumunun ise yüzyıllardır dokunmadığı kapıları bir gecede açmak zorunda kaldığı o tuhaf ve gerilimli çağdayız. Feodal klanların kontrolünden ulusal merkeze geçiş, eğitim reformları, sanayileşme hamleleri ve ülkeyi baştan sona yeniden tasarlayan bürokratik dönüşüm… Hepsi Meiji’nin karanlıkta çakan bir yıldırım gibi kısa ama sarsıcı öyküsünde.

    Ayrıca Japonların bu dönemde sadece makineleri değil, fikirleri ithal ederek nasıl yeni bir ulusal kimlik yarattığını; gelenekle modernlik arasında gerçekleşen görünmez pazarlığı; ve bu dönüşümün 20. yüzyılın büyük fırtınalarına nasıl zemin hazırladığını hikâye anlatıcılığının tam ortasına bırakıyoruz. Meiji, yalnızca bir restorasyon değil; bir toplumun kendini yeniden icat edişinin en sinematografik örneklerinden biri. Buradan devam ederek başka tarihsel dönüşümlere ışık tutabiliriz.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    1 Std. und 12 Min.
  • At sineği
    Dec 10 2025

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Atina’nın ortasında tek başına duran ve sadece sorular sorarak bir uygarlığın sinir uçlarına dokunan Sokrates’in nasıl “huzur bozucu” ilan edildiğini konuşuyoruz. Özellikle, öldürülmesiyle başlayan o büyük paradoksu — düşüncenin susturulmaya çalışıldığı anda nasıl daha da güçlendiğini masaya yatırıyoruz.

    Bu bölümde Sokrates’in Atina sokaklarında gençleri “yoldan çıkarmakla” suçlanan bir ihtiyar değil, aslında düşüncenin ritmini bozan bir metronom olduğunu görüyoruz. Ölümüne giden süreci, mahkeme tutanaklarının satır aralarından, Platon’un gölgesinden ve Atina’nın politik tansiyonundan geçirirken; neden bazı şehirlerin kendi filozoflarını taşıyamadığını sorguluyoruz.

    İkinci kısımda ise Sokrates’in ölüme yürürken bile sorular bırakma alışkanlığını, yani o meşhur “doğurtma sanatını”, günümüz düşünce dünyasına nasıl miras bıraktığını izliyoruz. Susturulan bir sesin nasıl yüzyıllar boyunca yankılandığını, bir adamın idamının nasıl bir medeniyetin düşünsel hafızasına dönüştüğünü konuşarak bölümü tamamlıyoruz.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    18 Min.
  • Frida Kahlo
    Dec 6 2025

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Frida Kahlo’nun ateşten yüreğine doğru bir yolculuk yapıyoruz; acının, aşkın ve bedenin sınırlarında gezinen o benzersiz yaratım sürecinin nasıl tüm dünyanın ortak diline dönüştüğünü konuşuyoruz. Özellikle, Frida’nın geçirdiği kazanın ardından başlayan bedenle hesaplaşma hâlinin ve Diego Rivera’yla yaşadığı tutkulu, yıkıcı, ama bir o kadar da dönüştürücü ilişkinin sanatına nasıl yön verdiğini ele alıyoruz.

    Bu bölümde Frida’nın yalnızca resim yapmadığını, her bir tuvalde kendi iç organlarını, kırık kemiklerini, paramparça olmuş ruhunu yeniden kurduğunu görüyoruz. Kişisel acısından doğan bu evrensel ifadeyi anlamak; insanın kendi yaralarını nasıl bir anlatıya dönüştürebileceğini keşfetmek için güzel bir durak oluyor.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    25 Min.
  • Son insan teorisi
    Dec 3 2025

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Son İnsan Teorisi’nin karanlık ama bir o kadar da eğlenceli koridorlarına giriyoruz. Uygarlığın, ilerledikçe nasıl garip bir şekilde kendi konfor bağımlılığına teslim olabileceğini; insanın mücadele güdüsünü değil, rahat koltuğunu kutsayan o son sahneyi konuşuyoruz. Özellikle, “konforun tiranlığı” denen o sinsi şeyi… Yani hiç kimsenin zorlanmadığı, ama kimsenin de büyümediği o tuhaf geleceği.

    Detaylarda; Nietzsche’nin hayal ettiği o son insan figüründen günümüzün ekran bağımlılıklarına, yapay zevk üreticilerine, sınırsız konfor vaat eden teknoloji düzenlerine kadar uzanıyoruz. Kendini zorlama iradesinin kaybolmasıyla birlikte uygarlığın nasıl içten içe çürüyebileceğini, ama aynı zamanda neden hâlâ direnen insanların varlığının önemli olduğunu tartışıyoruz. Bu bölüm, düşünsel bir gezinti olduğu kadar hafif bir çimdik de atıyor: “Rahat mısın? Belki biraz fazla…” Bu meseleler, serinin ilerleyen bölümlerinde daha da ilginç kavşaklara açılacak.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    27 Min.
  • Babil'in Doğuşu
    Nov 29 2025

    8. Gün 25. Saat’te bu bölümde, Babil’in doğuşunu masanın üstüne koyuyoruz. Şehirlerin henüz şehir olmadıkları, toprağın insanı değil de insanın toprağı şekillendirmeye yeni yeni başladığı o muazzam döneme gidiyoruz. Özellikle, Mezopotamya’nın ikliminden tarım devrimine uzanan o zincirin nasıl olup da dünyanın en kadim uygarlıklarından birini doğurduğunu, Babil’in ilk tuğlasına sinmiş aklı ve ihtiyaçları konuşuyoruz.

    Mehr anzeigen Weniger anzeigen
    23 Min.