Babil’in En Zengin Adamı
Nie udało się dodać produktów
Nie udało się dodać tytułu do koszyka.
Nie udało się dodać tytułu do schowka.
„Usuń ze schowka“ nie powiodło się.
„Obserwuj podcast“ nie powiodło się
„Przestań obserwować podcast“ nie powiodło się
Wypróbuj Audible Standard bezpłatnie przez 30 dni
Kup za 10,94 €
-
Czyta:
-
Doğuhan Akın
-
Autor:
-
George Samuel Clason
Bir zamanlar Babil'de dünyanın en zengin adamı yaşardı; adı Arkad. Zenginliğinin ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aynı zamanda eli açıklığıyla da ünlüydü. Yardımlarında cömertti. Ailesine karşı cömertti. Kendi harcamalarında cömertti. Gene de serveti her geçen yıl harcadığından daha hızlı bir biçimde artardı.
"Bugün," dedi Kobbi, "eski arkadaşımız Arkad'la karşılaştım, altın kaplama arabasında gidiyordu. Onun gibilerden beklenen bir davranışla beni görmezden gelip geçmedi. Tam tersi herkesin görebileceği biçimde el salladı, bana, çalgıcı Kobbi'ye gülümsedi."
"Babil'in en zengin adamı olduğunu söylerler," dedi Bansir dalgın dalgın. "Öyle zengin ki kralın hazinesi dara girdiğinde ondan borç altın aldığını işittim," diye karşılık verdi Kobbi.
Günün birinde gençlik günlerinden arkadaşları Kobbi ve Bansir çıkıp geldiler ve "Sen Arkad," dediler, "Hepimizden daha şanslı oldun. Biz ayakta kalabilmek için didinip dururken sen Babil'in en zengin adamı haline geldin. En güzel giysileri giyip en nadide yiyecekleri yiyebiliyorsun, oysa biz, ailelerimizi eli yüzü düzgün giysilerle giydirebilir, karınlarını doyurabilirsek ne mutlu bize.
"Ama bir zamanlar eşittik. Aynı hocadan ders aldık. Aynı oyunlarda oynadık. Ne derslerde ne oyunlarda bizden üstün değildin. "Gördüğümüz kadarıyla ne bizden daha sadakatla ne de daha çok çalıştın. Öyleyse neden kahpe kader dünyadaki tüm iyi şeylerin tadını çıkartmak için seni seçerken senin kadar hak eden bizleri görmezden geldi?"
Bunun üzerine Arkad onlara uzun bir söylev çekti : "Gençlik günlerimizden bu yana çıplak bir varoluşun ötesinde bir şey elde edemediyseniz bu ya zengin olma yasalarını öğrenemediğiniz ya da onlara uymadığınız içindir."
"Öğrenmek istediklerinizi size söyleyeceğim, çünkü artık yaşlı bir adamım ve yaşlılar gevezeliği sever. Gençlik öğüt alacak yaşa geldiğinde ona verilen geçmiş yılların bilgeliğidir. Ama genellikle gençlik, yaşlılığın yalnızca geçmiş günlerin bilgeliğini bildiğini sanır, onun için yararlanamaz. Oysa unutmayın ki, bugün parlayan güneş, babanız doğduğu gün parlayan güneşle aynı ve en son torununuz bu dünyadan gittiğinde hala aynı güneş parlıyor olacak."
Please note: This audiobook is in Turkish.
©1926 George S. Clason © BUTİK YAYINCILIK ve KİŞİSEL GELİŞİM HİZ. TİC. A.Ş. (P)2026 Audible, Inc.